0212 342 43 42

|

bilgi@remaxahenk.com

Hayallerinizin yanınıza bizi not edin…

Zekeriyaköy Merkez Mevkii 1. Cadde No:64/1 Sarıyer/İstanbul-Avrupa

EN

Yeniköy Doktor Hulusi Behçet Yalısı

Doktor Hulusi Behçet Yalısı; İstanbul Boğazı’nın Rumeli yakasında Yeniköy Köybaşı Caddesi’nde Çaycı İstapan yalısı olarak yaptırıldı. Yalının yapılış tarihi ve mimarı belli değildir. Doktor Hulusi Behçet 1889 tarihinde İstanbul’da doğdu ve öğrenimini İstanbul’da tamamladı. O zamanki tıp fakültesi olan Askeri Tıbbıyeden mezun oldu. Tıp fakültesinin kurulmasından sonra Deri Hastalıkları Kürsü başkanı oldu. Türkiye’de Behçet hastalığını bulan kişi olarak ünlendi. 1939 yılında Ordinarius Profesör oldu. 1948 de vefat etti. Daha sonra mirascıları tarafından yalı satıldı.

Mimari özellik olarak çok değişik bir mimari özellik gösterir. Yalı bazı yerlerde üç katlı bazı yerlerde dört katlıdır. Girişte basık bir kagir taşıyıcı bölüm bulunur. Diğer katlar üç katlı olarak yapılmıştır. Taş giriş katı üstünde deniz yönüne bakan büyük bir balkon bulunur. Kuzey yönünde üç katlı bir çıkma bulunur. Güney yönünde ise bir kat bina kısadır. Burada kubbeli bir kısım bulunur. Bunun altındaki balkonun parabetleri oldukça islemelidir.

Yeniköy Cezayirliyan Yalısı

Cezayirliyan Yalısı ya da bugünkü Avusturya Büyükelçiliği Yazlık Binası; İstanbul Boğazı’nın Rumeli yakasında Yeniköy Köybaşı Caddesi 44 adresinde. 1885 yılında Hassa Mimarı Mıgırdıç ve Çarkçıyan Kalfa tarafından inşa edilmiştir. Büyüklüğü ve ihtişamı ile adeta bir saray görünümünde olan 3 katlı kagir yalı, neo klasik üsluptadır. Mıgırdıç Cezayirli Haliç üzerinde ilk köprü yaptıran kişidir. Balat ile Hasköy arasında ahşap bir köprü yaptırmıştır. Dönemin Sadrazamı Mustafa Reşit Paşa ile büyük dostluğu sayesinde iyi imkanlara sahip olmuştur. Gümrük Emini Mıgırdıç Cezayirli dönemin ünlü bir sarrafıdır. Reşit Paşa’nın azlinden sonra gücünü kaybetmiş, 1859’da bütün servetine el konulmuştur. Yaşadığı üzücü olaylardan sonra ülkeyi terk eden Mıkırdiç Cezayirli, 1860’da döndüğü İstanbul’da 1861yılında vefat etmiş ve doğduğu semt olan Hasköy’de, Ermeni Mezarlığı’na gömülmüştür.

Mıkırdiç’in serveti elinden alınınca, Cezayirliyan Yalısı’nın inşaatı tamamlanamamış, yapı uzun zaman bu şekilde kalmıştır. 1898’de Sultan II. Abdülhamit, Osmanlı Avusturya dostluğunun bir nişanesi olarak, yalıyı büyükelçilik binası yapılmak üzere Avusturyalılara vermiştir. Yapı I.Dünya Savaşı’ndan önce Avusturya-Macaristan, sonrasında da Avusturya Büyükelçiliği olarak kullanılmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanıyla birlikte büyükelçilikler Ankara’ya nakledilince de, Avusturya Büyükelçiliği yazlık ikametgahı olmuştur. Sahilsaray ilk yapıldığında deniz kenarındayken, 1930-1935’deki yol açma çalışmaları sonrasında caddenin gerisinde kalmış, kayıkhanesi de kapatılmıştır. Dört tarafı duvarlarla çevrili bir bahçe içinde yer alan yalı, 750 metrekare yüzölçümüne sahiptir. Müştemilat, ahırlar, arabalık ve mutfak, yapının bahçesinde yer almaktadır. Binanın solundaki kapısından içeri girildiğinde, siyah-beyaz çakıl taşı döşeli avluya girilir. Avlusundaki bir platform üzerinde 1898 tarihi yazmaktadır. Yapının zemin katının altında, binanın hemen hemen yarısından fazlasını kaplayan bir bodrum katı yer alır.

Sahilsarayın içinde de, dışında da simetrik bir görünüm hakimdir. Yapının birinci ve ikinci katları, üçüncü kata göre daha yüksek ve daha gösterişlidir. Her kat birbirinden kırık kat silmesiyle ayrılmış, cephe akantüs motifleriyle bezenmiştir. Binanın kütlesel görünümünü hafifletmek amacıyla her katta, her cephede, içeri veya dışarı doğru balkonlara yer verilmiş ve cephelere çok sayıda pencere açılmıştır. Deniz cephesinde yer alan iki köşe salonu pencereleri yarım daire, diğerleri dikdörtgen olup, hepsi kepenklidir.

Giriş katında deniz yönünde, birbirine geçilebilen 5 oda ile güneybatı ve kuzeybatıda birer oda olmak üzere toplam 7 oda bulunur. Sofa, sütunlu kemerleriyle adeta bir manastır havasındadır. İkinci katta deniz cephesinde, ortası sofa olmak üzere, sağda ve solda birbirine geçilebilen ikişer oda yer alır. Bu odaların ortasındaki sofa, ortadaki büyük sofanın denize doğru uzantısı şeklindedir. Ayrıca kuzeybatıda bir oda ve güneybatıda servis mutfağı vardır. Buradan üçüncü kata çıkan mermer merdiven, birinci kattan gelen merdivenin devamı değildir. Üçüncü katta uzun bir sofadan başka, doğu-batı istikametinde uzanan iç sofalar ve bu sofalarda da odalar bulunur. Toplam 10 odanın yer aldığı bu katın yüksekliği 4,5 metredir. Üçüncü kat 1966-1970 yılları arasında leyli okul olarak kullanıldığı için tuvaletler, duşlar, lavabolar da vardır; bu katta. Günümüzde yapı, Avusturya Konsolosluğu’nun verdiği resepsiyonlar, özel toplantılar için kullanılmakta, aynı zamanda Avusturya Kültür Ofisi olarak da hizmet vermektedir.

Yeniköy Burhanettin Sezaral Yalısı

Burhanettin Sezaral Yalısı; İstanbul Boğazı’nın Rumeli yakasında Yeniköy Köybaşı Caddesinde 1810 tarihlerinde yapılmıştır. Yalının ilk sahibi bir Fransız aile idi. Bu aile 1933 tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Profesörlerinden Burhanettin Sezeral’e sattı. Burhanettin Sezeral Üsküdar Tramvayları, Adapazarı elektrik tesisatları ve birçok caminin elektriğe kavuşmasına sebep olmuş bir hoca idi. 1952 yılında vefat edince yalı mirascılarına satıldı. Yalı restore edildikten sonra Sultan Abdülmecit’in kızlarından Hanzade Sultan’a kiraya verildi. Şu anda lokanta olarak hizmet vermiştir.

Bina giriş katı dahil üç katlıdır. Deniz cephelerinde iki kat boydan boya balkondur. Bu balkonlarda parapetler ahşap süslemelidir. Bina kuzey ve güneyde sahile doğru çıkmaktadır. Daha doğrusu bu çıkmalar balkonlardadır. Bütün binada on bir oda ve iki sofa bulunmaktadır. Yalı sokak kotundan aşağıda kalmıştır. Basamaklarla bahçeye girilir. Cadde ile yalı bahçesi arasında yüksek bir çevre duvarı bulunmaktadır. Yalının kuzey kısmı bahçe olarak büyüktür. Burada eskiden yalının kayıkhanesi bulunmakta idi. Bugün yalı tam simetrik olarak ikiye bölünmüştür. Güney kısımda bir lokanta faaliyet gösterirken kuzey kısmı konut olarak kullanılmaktadır.

Yeniköy Beyazcıyan Yalısı

Beyazcıyan Yalısı; İstanbul Boğazı’nın Rumeli yakasında Yeniköy Köybaşı Caddesi’nde üç bitişik yalıdan ortada olanıdır ve Mıgırdıç Beyazcıyan tarafından yaptırılmıştır. Yeniköy’ün merkezinde bulunan Sait Halim Paşa yalısından sonra güneyde bulunan üç bitişik yalı vardır. Bu yalılar Karatodori Yalısı, Beyazcıyan Yalısı ve Gazioğlu Yalısıdır. Yalı art nouveau üslubundaki yalı cadde tarafından çok sade deniz tarafından çok süslüdür. Bina üç katlıdır. Üst iki kat balkonludur. Balkon küpeşteleri ve sahil kapısı çok fazla süslüdür. Bu yalı ile alakası olmadığı halde Büyükdere’de şimdi olmayan bir Beyazcıyan yalısı bulunmaktaydı.

Yeniköy Ali Rıza Paşa Yalısı

Ali Rıza Paşa Yalısı; İstanbul Boğazı’nın Rumeli yakasında Yeniköy Köybaşı Caddesi’nde hemen Yeniköy Vapur iskelesinin kuzeyinde kalan yalılar kısmında yer alır. Bu blokta yer alan yalılardan yedi tanesinin tarihi değeri bulunmaktadır. Yalı 1880 tarihlerinde o tarihte İstanbul’da oturan bir Fransız tarafından inşa edilmiş olup daha sonra Ali Rıza Paşa’ya satılmıştır. Pembe rengi dantel gibi saçakları, çok zarif olan oranları ile Yeniköy’ün güzel yalılarından biridir.

Ali Rıza Paşa meslek hayatının önemli bir kısmını Fransa’da geçirmiş bir harita uzmanıdır. Paşa çocuklarını çok iyi eğitmiştir. Ali Rıza Paşa’nın kızı İclal Karakaptan Türkiye’nin ilk kadın iktisat doktoru ve bayan banka müdürüdür. Ali Rıza Paşa’nın kışlarını geçirdiği Beşiktaş’ta bir konağı bulunmakta idi. Yazları Yeniköy dışında Sarıyer Büyükdere’de geçirdiği bir yalısı daha vardı. Bu Büyükdere yalısı uzun yıllar evlendirme dairesi olarak kullanılmıştır. Adı mimarlık tarihinde Beyazcıyan yalısı olarak geçen yapı bugün yıkılmıştır. Ali Rıza Paşa 1935 yılında vefat etmiştir.

Yalı bir tanesi kürsü katı olarak adlandırdığımız kagir giriş katı üzerinde ahşap dört katlıdır. Zemin katı kagir olup diğer katlar bağdadi olarak inşa edilmiştir. Yalının orta kısmı geniştir. Sahile uzanan kısmında iki taraftan bir daralma olur. Sahildeki rıhtımdan sonraki iki kat balkonludur. Ara kat balkon çıkıntısı kadar bir cumbadır. Dördüncü kat balkonunda bulunan dört ahşap kolon ile çatı ve saçağı taşımaktadır. Arka bloktaki son kat sonradan inşa edilmiş görüntüsü bulunmaktadır. 1974 yılında yalıya kalorifer döşenmiştir. Yalının tavanları tekne tonoz şeklinde inşa edilmiştir. Merdivenler geniş ve rahattır. Yapının sofası 1962 yılında Topkapı sarayı restoratörleri tarafından yenilenmiştir. Yapının alt tarafındaki kayıkhane bulunmakta idi. Yalının dış cephesi ve kepenkleri oldukça bakımlıdır.

Remax Ahenk’in Uzman Gayrimenkul Danışmanı Hizmetinizde ! Nasıl Yardımcı Olabiliriz ?
Powered by